.talk4her

müzik dinle klip izle indir resim google yetkinforum video download youtube islamiyet ilahi


    Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım!

    Paylaş
    avatar
    AsiRuH
    yönetici
    yönetici

    Erkek
    mesaj sayısı : 9861
    Yaş : 30
    İş/meslek : xxxxx
    Kayıt tarihi : 27/09/08

    Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım!

    Mesaj  AsiRuH Bir Çarş. Mart 18, 2009 3:29 pm

    Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım!

    Çok eski devirlerde Kifl adında bir adam vardı. Kifl,
    ahlâkî ve insanî değerlere önem vermeyen, para
    kazanmak için her yolu meşru gören çok zengin bir
    adamdı. Zenginliğini de faizden elde etmişti. Dara düşen, ihtiyacı
    olan kimse kendisine geliyor, oda yüksek bir faizle geri
    ödenmesi şartıyla onlara para veriyordu. Vadesi geldiği zaman kişi
    parasını ödeyemezse bu sefer faiz miktarını daha da artırıyordu.
    Şayet yine ödeyemezse adamları vasıtasıyla o kimsenin
    bütün varına yoğuna el koyuyordu.

    Bir gün, kapısına borç için bir kadın geldi. Bu
    kadın yakın zamanda kocasını kaybetmiş, namuslu, kendisini
    çocuklarına adamış bir anneydi. Bir süre, kocasından kalan
    şeylerle evini idare etmeye çalışmıştı. Ancak artık evde para
    kalmamıştı. Bunun için çalışması gerekiyordu. Bir yerde
    iş bulmak istedi; ama dışarısı dul bir kadın için
    çalışmaya müsait değildi.

    Neden sonra aklına evde dokuma yapıp onları yakın bir arkadaşı
    vasıtasıyla satmaya karar verdi. Bunun için bir dokuma tezgahına
    ihtiyacı olacaktı. Tezgahı alabilmek için de borç
    arayışına girdi. Yakın dost ve akrabalarına gitti; ama kimsede para
    yoktu. Çok üzülmüştü. Çaresiz bir
    şekilde evine doğru giderken yolda istemeden iki kişi arasında
    geçen bir diyaloga şahit oldu. Şehirde Kifl adında bir kişinin
    insanlara borç para verdiğini duydu. Hemen onun yanına gitmeye
    karar verdi.

    Kifl kapıda kadını görünce çok beğendi. Onu elde etmek
    istedi. Kadın, Kifl’den karşılığını ödemek şartıyla
    borç para istedi. Kifl, kadının dul olduğunu da anlayınca ona
    ahlaksız bir teklifte bulundu. Kendisiyle beraber olması şartıyla
    vereceği parayı istemeyeceğini söyledi. Bu teklifi kadın şiddetle
    reddetti. Çok üzülmüştü. En çok da
    kendisine böylesi tekliflerin gelmesinden korkuyordu.
    “Allah’ım bana yardım et.” diye dua etti.

    Aradan birkaç gün daha geçmişti. Evde hiçbir
    şey kalmamıştı. Çocuklar açlıktan ağlıyordu. Onların
    ağlamasına kendisi de katılıyordu. Kendisini Kifl’e teslim etmeye
    mecbur hissetti. Bu sırada da “Allah’ım! N’olursun
    beni affet. Bir daha böyle bir günah işlemeyeceğim.”
    diye dua ediyordu.

    Kadın, Kifl’in yanına gitti. Kifl’in yüzü
    gülüyordu. Ancak kadın bir yandan ağlıyor, bir yandan da
    titriyordu. Kifl, kadına bu halinin sebebini sordu. Kadın,

    - Buraya kendi isteğimle gelmedim. Daha önce böyle bir
    günah işlemedim. Onun için Allah’tan çok
    utanıyorum ve korkuyorum. Beni bu günaha sürükleyen
    fakirliğimdir, dedi. Kifl, duyduklarına çok şaşırmıştı. O
    kaskatı kalbi bir anda yumuşayıverdi. İçini pişmanlık duyguları
    sarmıştı. O sırada ağzından şu ifadeler döküldü:

    - Sen fakirliğin sebebiyle mecbur kaldığın bir günah işliyor ve
    bundan dolayı ağlıyorsun. Halbuki Allah bana bu kadar servet vermişken,
    ben günah işlemekten çekinmiyorum. Ben, Allah’tan
    utanmaya ve korkmaya senden daha layığım.

    Kifl, pişmanlık hisleri içinde, yapacağı kötü işten
    vazgeçti. Kalbine apayrı bir huzur ve mutluluk geldi. Kadına bir
    miktar para verip onu gönderdi. Kadıncağız, sevinç ve
    kendisini harama girmekten koruyan Rabb’ine şükür
    içinde evine döndü.

    Kifl, artık eski Kifl değildi. O güne kadar yapmış olduğu
    bütün günahlar için tevbe ediyordu. O gün
    sabaha kadar Rabb’ine dua dua yalvardı ve affını diledi. O gece
    Kifl’in ecel vaktiydi. O hal üzere ruhunu Rahman’a
    teslim eyledi.

    Sabah olmuştu. Kifl’in evinden çıkmadığını gören
    yakınları kapıyı açtıklarında Kifl’i ölü olarak
    buldular. Bu sırada kapısında herkesin okuyabileceği şekilde şöyle
    bir yazı vardı: “Allah, Kifl’in günahlarını
    affetti.”

    Halk, bu duruma şaşırdı kaldı. Allah, Kifl’in affedilmesine sebep
    olan bu olayı, o dönemin peygamberine vahiy yoluyla bildirdi.
    Böylece herkesin şaşkınlığı gitti ve insanlar bundan
    büyük bir ders aldılar.

    Hikâye bize ne anlatıyor?

    Tevbe kapısı her zaman ve her kişi için açıktır. Bir
    kimse ne kadar günahkâr bir kul olursa olsun büyük
    bir pişmanlık ve samimiyetle tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul
    eder ve onu bağışlar.

    Allah, kendi rızası istikametinde bir hayat yaşamaya gayret eden
    kullarını sever. Rahmetinin gereği olarak bazen kulları günaha
    gireceği an onları değişik vesilelerle korur. O yüzden kula
    düşen Rabb’iyle arasındaki bağı devamlı surette
    güçlü tutmasıdır.

    Kaynak: Zaman Ailem, 167. Sayı

      Forum Saati Ptsi Ara. 10, 2018 1:00 am