.talk4her

müzik dinle klip izle indir resim google yetkinforum video download youtube islamiyet ilahi


    Kim mezarda bir gece geçirmek ister

    Paylaş
    avatar
    AsiRuH
    yönetici
    yönetici

    Erkek
    mesaj sayısı : 9861
    Yaş : 30
    İş/meslek : xxxxx
    Kayıt tarihi : 27/09/08

    Kim mezarda bir gece geçirmek ister

    Mesaj  AsiRuH Bir Çarş. Mart 18, 2009 3:21 pm

    BİRZAMANLAR,

    Doğu'nun
    şehirlerinden birinde, zengin ve varlık bir adam ölmüş.
    Haberciler ve tellallar şehrin sokaklarına yayılıp halka şöyle
    seslenmişler:

    "Ey ahali!
    Bildiğiniz gibi Veli Ağa vefat etti. Önemli bir vasiyeti var.
    Ahiret hayatına alışabilmek için yardımcı arıyor. Kim mezarda
    geçireceği ilk gecede ona eşlik ederse, Veli Ağa'nın servetinin
    yarısı kendisine verilecektir."

    Tellalların
    onca bağırıp çağırmalarına rağmen, kimse bu ilginç
    teklife talip olmaya cesaret edemedi. Akşama doğru, şehrin en fakir
    adamlarından biri olan hamal, bakmış ki, elinde mal olarak bir
    küfe ve ipten başkası yok. "Hamal olarak yatar, ağa olarak
    kalkarım" diyerek koşmuş ve diri diri mezarda gecelemeye talipli olmuş.


    Ertesi gün,
    genişçe bir mezar kazmışlar. Bir tarafına iyice kefenlenen Veli
    Ağa'yı bir tarafına da hamalı yatırıp mezarı kapatmışlar.

    Az sonra sual melekleri çıkıp gelmiş. "İkisi de artık bize emanet" diye aralarında konuşuyorlarmış. Biri:

    "Öyle de.." demiş. "Zengin olan zaten burada kalıcı, önce şu hamaldan başlayalım."
    Öteki melek bu teklifi makul görmüş ve hamalın baş ucuna gidip sorguya başlamışlar:

    "Dünyada malın mülkün var mıydı?"

    "Alay etmeyin" demiş hamal. "Sırtımdaki küfeden ve ipten başka bir şeyim hiç olmadı benim."

    "Öyleyse söyle bakalım" demiş melekler. "O küfe ile ipi hangi kazançla nasıl aldın?"

    Hamal başlamış anlatmaya:

    "Beş
    kişinin malını on kuruşa taşıdım. İkisini yedim sekizini sakladım.
    Ertesi gün de aynı işi yaptım. Böyle böyle para
    biriktirdim. Yemedim içmedim, ucuza taşıdım ve bunları aldım."

    Melekler:

    "Olmadı"
    demişler. "Olmadı hamal efendi. Falancadan aldığın para hak ettiğinden
    çok azdı. Biz bunun hesabını ondan soracağız. Filancaya da
    çok ucuza taşımıssın, bunun da hesabını ondan soracağız"


    "İyi
    ama.." demiş hamal. "hakettiğim parayı isteseydim, bana taşıtmazlardı
    ki..." "Sen merak etme" demiş melekler. "Nasıl olsa ikisi de buraya
    gelecek, o zaman biz sorarız bunların hesabını."

    Ve sorguya devam etmişler:

    "Sen bir daha söyle bakalım. Kazandığının ne kadarını yedin, ne kadarını biriktirdin?"

    "Vallahi" demiş hamal. "Genelde hep yarı yarıya... On aldıysam beş sakladım, beş yedim. İki kazandıysam, birini kenara attım."

    "Olmadı"
    demiş melekler. "Bu iş hiç olmadı. Sen hem kendinin hem de
    çoluk çocuğunun boğazından kısmışsın. Hem kendi nefsine,
    hem de onların nefislerine zulmetmişsin. Bu günahtır bilmez
    misin?"

    Hamal ne cevap
    vereceğini düşünürken kan ter içinde kalmış. Ve
    bütün bir gece melekler sormuş o kıvranmış, melekler sormuş o
    kıvranmış.. Nihayet sabah olmuş ve mezarı açıp onu dışarıya
    çıkarmışlar.


    Hamal bakmış, kadı efendi dahil bütün şehir kabrin başına toplanmış. Hatta mehter takımı bile hazır bekliyor.
    Kadı, mezardan kendisini dışarıya atan hamala:

    "Afferin
    hamal efendi, kimsenin cesaret edemediği bir işi yaptın. Ama
    mükafatını da göreceksin. Artık zengin bir adamsın."

    Halkan bir alkış ve ?Yaşasın' kopmuş.

    Hamal:
    "İstemem!
    İstemem! Vallahi istemem!" diye bağırmış. "Ben, bir iple bir
    küfenin hesabını sabaha kadar veremedim. Onca servetin hesabını
    nasıl veririm. Kim isterse o alsın. Hesabını da alan versin!"

      Forum Saati Ptsi Ara. 10, 2018 1:11 am