.talk4her

müzik dinle klip izle indir resim google yetkinforum video download youtube islamiyet ilahi


    Hadis-i Şerif Lugatı-FORUMNETTEN-

    Paylaş
    avatar
    AsiRuH
    yönetici
    yönetici

    Erkek
    mesaj sayısı : 9861
    Yaş : 31
    İş/meslek : xxxxx
    Kayıt tarihi : 27/09/08

    Hadis-i Şerif Lugatı-FORUMNETTEN-

    Mesaj  AsiRuH Bir Perş. Ocak 08, 2009 8:11 pm

    Hadis-i Şerif LugatıHadîs Âlimi (Muhaddis):
    Hadîs-i şerîf sahasında mütehassıs kimse. Çok
    sayıda hadîs toplayıp, senet ve metinleriyle ezberleyen,
    râvilerin cerh ve ta'dîl (güvenilir olup olmadıkları)
    noktasından durumlarını bilen, bu ilimde ihtisas kazanıp kitaplar
    yazmış olan âlim. Muhaddisin çoğulu muhaddisîn'dir.
    Hadîs İmâmı:
    Üç yüz binden çok hadîs-i şerîfi,
    râvîleri (rivâyet edenleri, nakledenleri) ile
    birlikte bilen büyük hadis âlimi. Buna, hadîs
    müctehidi de denir.
    Hadîs-i Âhâd:
    Hep bir kimse tarafından rivâyet edilen, bildirilen,
    müsned-i muttasıl (Resûlullah efendimize varıncaya kadar,
    rivâyet edenlerden yâni nakledenlerden hiçbiri
    noksan olmayan) hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Âmm:
    Herkes için söylenmiş hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Cibrîl:
    Peygamber efendimiz Eshâbı (arkadaşları) ile otururlarken,
    Cebrâil aleyhisselâmın insan sûretinde gelip;
    İslâm'ı, îmânı ve ihsânı sorduğunda
    Resûlullah efendimizin verdiği cevabları bildiren hadîs-i
    şerîf.
    Hadîs-i Garîb:
    Yalnız bir kişinin bildirdiği sahîh hadîs. Yahut, aradaki
    râvîlerden (nakledenlerden) birine, bir hadîs
    âliminin muhâlefet ettiği hadîs.
    Hadîs-i Hâs:
    Bir kimse için söylenmiş hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Hasen:
    Bildirenler (râvîler) sâdık (doğru) ve emîn
    (güvenilir) olmakla beraber hâfızası, anlayışı sahîh
    hadîsleri bildirenler kadar kuvvetli olmayan kimselerin
    bildirdiği hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Kavî:
    Resûlullah efendimizin, söyledikten sonra, peşinden bir
    âyet-i kerîme okuduğu hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Kudsî:
    Mânâsı, Allahü teâlâ tarafından,
    kelimeleri ise, Resûl-i ekrem sallallâhü aleyhi ve
    sellem tarafından olan hadîs-i şerîfler. Hadîs-i
    kudsîleri söylerken, Peygamber efendimizi bir nûr
    kaplardı ve bu, hâlinden belli olurdu. (Abdülhak
    Dehlevî)
    Hadîs-i Maktû':
    Söyleyenleri (râvîleri), Tâbiîn-i
    kirâmakadar bilinip, Tâbiîn'den rivâyet olunan
    hadîs-i şerîfler. Tâbiîn'den rivâyet
    edilen, bildirilen maktû' hadîslerin sonraki
    râvîleri (nakledenleri) Ehl-i sünnet
    âlimlerinden iseler, bunlar hakîkaten hadîs-i
    maktû'dur. Mevdû sanmamalıdır. (İbn-i
    Kudâme-Buhârî)
    Hadîs-i Mensûh:
    Peygamber efendimiz tarafından ilk zamanda söylenip, sonra değiştirilen hadîsler.
    Hadîs-i Merdûd:
    Mânâsı olmayan ve rivâyet şartlarını taşımayan söz.
    Hadîs-i Meşhûr:
    İlk zamanda bir kişi bildirmişken, ikinci asırda şöhret bulan,
    yâni bir kimsenin Resûl-i ekremden, o kimseden de,
    çok kimselerin ve bunlardan dahî, başka kimselerin
    işittiği hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Mevdû:
    Bir hadîs imâmının şartlarına uymayan hadîs-i
    şerîfler. Bir müctehid (âyet-i kerîme ve
    hadîs-i şerîflerden hüküm çıkaran
    âlim), bir hadîsin sahîh (doğru) olması için,
    lüzûm gördüğü şartları taşımıyan bir
    hadîs için; "Benim mezhebimin usûlünün
    kâidelerine göre mevdûdur" der. Yoksa;
    "Resûlullah'ın sallallah ü aleyhi ve sellem sözü
    değildir" demez. (Dâvûd-ül-Karsî)
    Hadîs-i Mevkûf:
    Eshâb-ı kirâma kadar râvîleri (nakledenleri)
    hep bildirilip, sahâbî olan râvînin,
    Resûl-i ekremden işittim demeyip, böyle buyurmuş dediği
    hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Mevsûl:
    Sahâbînin (Resûlullah efendimizin arkadaşları);
    "Resûlullah'tan işittim, böyle buyurdu" diyerek haber
    verdiği hadîs-i şerîfler. Bunda, Resûl-i ekreme kadar
    rivâyet edenlerin hiç birinde kesinti olmaz.
    Hadîs-i Muddarib:
    Kitab yazanlara, çeşitli yollardan, birbirine uymayan şekilde bildirilen hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Muhkem:
    Te'vîle (yoruma, açıklamağa) muhtaç olmayan hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Mu'allak:
    Baştan bir veya birkaç râvîsi(rivâyet edeni,
    nakledeni) veya hiçbir râvîsi belli olmayan
    hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Munfasıl:
    Aradaki râvîlerden (nakledenlerden), birden ziyâdesi (fazlası) unutulmuş olan hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Müfterâ:
    Müseylemet-ül-Kezzâb'ın ve ondan sonra gelen
    münâfıkların (kalbiyle inanmayıp, sözleriyle inandık
    diyenlerin), zındıkların (kâfirlerin), müslüman
    görünen dinsizlerin uydurma sözleri. Ehl-i sünnet
    âlimleri (Resûlullah efendimiz, dört halîfesinin
    ve ashâbının arkadaşlarının yolunda olan âlimler),
    müfterâ hadîsleri aramış, bulmuş ve ayırmışlardır. Din
    büyüklerinin kitablarında böyle sözlerden
    hiçbiri yoktur.
    Hadîs-i Mürsel:
    Sahâbe-i kirâmın ismi söylenmeyip,
    Tâbiîn'den (Sahâbeyi görenlerden) birinin,
    doğruca Resûl-i ekrem buyurdu ki dediği hadîs-i
    şerîfler.
    Hadîs-i Müsned-i Münkatı':
    Sahâbîden başka bir veya birkaç râvîsi (nakledeni) bildirilmeyen hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Müsned-i Muttasıl:
    Peygamber efendimize kadar râvîlerden (nakledenlerden) hiçbiri noksan olmayan hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Müstefîz (Müstefîd):
    Söyleyenleri üçten çok olan hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Müteşâbîh:
    Te'vîle (açıklamaya, yorumlamaya) muhtâç olan hadîs-i şerîfler.
    Hadîs-i Mütevâtir:
    Bir çok Sahâbînin Peygamber efendimizden ve başka
    bir çok kimsenin de bunlardan işittiği ve kitâba
    yazılıncaya kadar, böyle pek çok kimsenin haber verdiği
    hadîs-i şerîfler. Mütevâtir hadîsleri
    rivâyet edenlerin yalan üzerinde sözbirliği yapmaları
    müm kün değildir. Hadîs-i mütevâtire
    muhakkak inanmak ve bildirilenleri yapmak lâzımdır. İnanmayan
    kâfir olur, îmânı gider. (İbn-i Âbidîn)
    Hadîs-i Nâsih:
    Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin, son
    zamanlarında söyleyip, önceki hükümleri değiştiren
    hadîs-i şerîfleri.
    Hadîs-i Sahîh:
    Âdil ve hadîs ilmini bilen kimselerden işitilen,
    müsned-i muttasıl (Resûl-i ekreme kadar, rivâyet
    edenlerin hepsi tam olup noksan bulunmayan), mütevâtir (bir
    çok sahâbînin rivâyet ettiği) ve meşhûr
    (önceleri bir kişi bildirmişken, sonraları şöhret bulan)
    hadîsler.
    Hadîs-i Şâz:
    Bir kimsenin, bir hadîs âliminden işittim dediği
    hadîs-i şerîfler. Hadîs-i şâzlar kabûl
    edilir, fakat sened (vesîka) olamazlar. Âlim denilen kimse
    meşhûr bir zât değilse, kabûl olunmazlar. Hadîs-i Zaîf:
    Sahîh ve hasen olmayan hadîs-i şerîfler. Zaîf
    hadîsi bildirenlerden birinin hâfızası, adâleti
    gevşek olur veya îtikâdında (inancında) şübhe bulunur.
    Zaîf hadîslere göre fazla ibâdet yapılır; fakat
    ictihâdda bunlara dayanılmaz.

      Forum Saati Paz Ocak 20, 2019 3:48 am